Kayıtlar

ATASÖZLERİNİN GÖLGESİNDE, PARA VE MUTLULUK

Resim
Atasözlerinin Gölgesinde, Para ve Mutluluk “Para mutluluk getirmez.” “Parayla saadet olmaz.” “Kanaat en büyük zenginliktir.” "Paran mı var, derdin var." “Borç yiğidin kamçısıdır.” "Paramız yok ama haysiyetimiz var" “Umut, fakirin ekmeğidir” "Cep fakirliği, gönül fakirliğinden iyidir." ... ve bunlara benzer atasözleri, sadece Türk kültürüne özgü mü, yoksa ekonomik zorluk yaşayan halka, telkin aracı olarak kullanan, her toplumda benzer söylemler var mı? Örneğin, Hindistan’da "azla yetinmek erdemdir" gibi söylemler, Türk atasözleriyle benzer bir işlev görüyor. Ingilizler, "Para mutluluk satın alamaz." Bizdeki "Parayla saadet olmaz" sözüyle uyumlu bir söz. Mesela Japonlar, " Para, sabır ağacında yetişir." der,  sabrın maddi başarıyı getirdiğini ifade ederken. Hollandalılar,  " Yeterli, fazla olandan iyidir." derken, Türkçedeki “Kanaat en büyük zenginliktir” atasözüne çok benzer. Azla yetinmenin, gereksiz yere d...

BİR HAYAT TÜRKÜSÜ

Resim
**Bir Hayat Türküsü** Geldin memleketten, biraz tedirgin. Şansın yaver gitti, işe girdin. "Eğer böyle giderse, çoluk cocuk, gül gibi geçiniriz" dedin. İlk başta işler yolunda gitti.  Bütün dert tasalar bir anda bitti.  Hep böyle gidecek sandın, Zamanla her şey değişti.  Geçti yıllar kah zor, kah kolay. Bir ay değilse bile, yetirdin öbür ay. Bir hevesle emekli oldun. Halbu ki yeni başlıyordu esas olay. Anlı şanlı düğünle evlendirecektin Oğlanı.  Nasıl olsa karşılar sandın takıları. "Kusura bakma durumumuz yok" dediler. Hem erkek tarafı, hem kız tarafı.  "Düğün salonu olmaz, yemekli olsun" demiştin.  Bütün köyü, mahalleyi davet ettin. Sen zamanında tam takmıştın ama. Şimdi yarım taktıklarına şükrettin. Emekli olunca bir ev almaktı niyetin. Arada bir tatile de gidecektin. Evdeki hesap çarşıya uymadı. Onu da oğlanın düğününde tükettin. Kaldınız evde bir Köroğlu bir Ayvaz. Ne kilim kaldı ne palaz. Nasıl aklından çıkacak? Yaz gününde yediğin bu ayaz. Neredeyse s...

HAYALLER VE GERÇEKLER

Resim
HAYALLER VE GERÇEKLER  Gerçeklerle hayaller arasındaki fark ne kadar büyükse,  gerçekleşmediğinde de hayal kırıklığı o kadar büyük olur. " Ya tutarsa " diye göle maya çalmayacak kadar gerçekçi olmak lazım. Kendimizi kandırmayalım; o göl maya tutmaz! Ha bu arada Milli Piyangodan büyük ikramiyenin çıkmasını bekleyerek, çekiliş sonuçları açıklanıncaya kadar hayal kurmak serbest. Ama onun da size çıkma olasılığı çok düşük. İhtimal var mı var. "Ne kadar?" derseniz; madeni parayı havaya atıp, yere düştüğünde yazı yada tura gelmesinden çok uzak bir olasılıkla paranın dik gelme ihtimali kadar! Bu arada bilet almayı da unutmamak gerek! Hayallerin Koşullu gerçekleşme ihtimali, hayallerin ulaşılabilir olması lazım  Hiçbir şey ele geçince, hayalde olduğu kadar güzel kalmaz. "Hiçbir şey, insanın hayal gücü kadar özgür değildir." diyebiliriz ancak bu arada hayallerimizin tutsağı olduğumuzu da unutmayalım.  Hayal ettiğiniz şey gerçek değildir; gerçekleşme ihtimali ola...

YANIYORUZ

Resim
YANIYORUZ! Çürümüş odun muyuz? Yemyeşil Ağaç değil miyiz biz? Kimimiz yaşlı, kimimiz çok genciz! Yanıyoruz hepimiz! Dalımızda meyvemiz, dibimizde gölgemiz ile Yanıyoruz.  Umrunuzda degil mi? Yok olacak geleceğiniz! Ben yine de yandığıma yanmıyorum da Çok umursamazsınız! Çok da brceriksizsiniz! Biz çığlık çığlığa, için için yanarken, Nasıl oluyor da içiniz yanmıyor, ona yanıyorum!  H.Ç.

BEYAZ, İPEK GİBİ YAĞDI KAR (Ataol Behramoğlu)

              BEYAZ, İPEK GİBİ YAĞDI KAR    Beyaz, ipek gibi yağdı kar    Bir kız kardan hafif adımlarıyla yürüyüp geçti hayal içinde        Arkadaşlarımı düşündüm, sevgili şeyleri    Sanki her şey bizimle var ve bizimle olacak    Şarkılar çaldı odalarda     Bütün insanları sevmek gerektiğini düşündüm    Düşmanlarımız dışında    Düşmanlarımız çünkü     Sevgiyi yok ettikleri için    Düşmanımız oldular-    Beyaz ipek gibi yağdı kar    Bir kız kardan hafif yüreğiyle     Geçip gitti güvercinleri anımsatarak.    Uzaktaki şehir     Uykuya dalmıştır şimdi.    Düşündüm bir bir     Kardeşlerimin ne yaptıklarını    Nihat    Uyumuyor olmalı.    -Nefis bir şarkı    Söylüyor yandaki odadaki kız    Bir Rus...

VATANDAŞIN EKONOMİ İLE SINAVI

  Ücretlere artış yaparken eli titreyenler bilsin ki; Pazarları,marketleri dolaşıp, neyin nerede daha ucuz olduğunu araştırıp, temel ihtiyaçlarını karşılamak için bir miktar daha ucuz ve bütçesine göre fiyatları daha uygun ürün aramaktan yorulan vatandaş; Ekonomistlerin enflasyon dediği şeyin, hayat pahalılığı olduğunu da, aynı zamanda dövizin artmasıyla, ve de marketlerin aynı gün etiket değiştirmeye yetişemedikleri için ertesi güne sarkan fiyat artışları nedeniyle bugün aldığı bir ürünü yarın aynı fiyata alamayacağını da çok iyi biliyor. Çünkü; yaşayarak öğrendi! Mesela; her ay aldığı maaşının, oturduğu evin kirasını bile ödemeye yetiremeyen vatandaşın, bir sonraki aya nasıl geçtiğini hayretler içerisinde izleyip, ondan çok şey öğrenebilirsiniz! Bu bir örnek bile; Ekonomi biliminin izah edemeyeceği kadar karmaşık değil mi! "Üniversitelerin ekonomi bölümlerinde ders olarak okutsunlar!" Diyeceğim ama; Hocalar ne anlatıp, nasıl izah edecekler durumu?! "her şeyin ...

FERDİ TAYFUR

Bazıları elitist bakış açısıyla, Ferdi Tayfur 'un yaptığı müziğe burun kıvırarak bakıyorlar.  Herkesin beğenisi ve dinlediği müzikten aldığı duygu ve haz farklı olabilir. Ancak küçümseyici bir yaklaşımda bulunmamak her ne olursa olsun hem verilen emeğe hem de onu seven kitleye saygı gereğidir.  Kendisine sorulup cevabı beklenen bir durum yok iken, durup dururken "ben bu tarz müziği sevmiyorum. Karamsarlık yaratıyor, hatta ağlak buluyorum, dolaysıyla topluma hiçbir şey vermiyor "diyerek ortaya atılanlara sormak lazım " sen toplum için ne yaptın,  ne verdin?!" Kaldı ki zor bir çocukluk geçiren Ferdi Tayfur, kendi duyguları ile harmanlayarak zamanın ruhunu yansıtabilmiş, büyük kitlelerin beğenisini kazanmış, onlarca söz ve müziğini kendisi yapabilecek duygu ve birikimi eserlerine aktarma becerisine sahip  Bağlama , Elektro bağlama , klasik gitar, akustik gitar, bass gitar, Elektrogitar, kanun , tambur , ut gibi    enstrümanları çalabilen   bir sanatçı id...