VATANDAŞ EKONOMİ ALANINDA MADALYAYI HAKETTİ!

 VATANDAŞ EKONOMİ ALANINDA MADALYAYI HAKETTİ!

 

Ücretlere artış yaparken eli titreyenler bilsin ki; Pazarları,marketleri dolaşıp; Neyin nerede daha ucuz olduğunu araştırıp temel ihtiyaçlarını karşılamak için bir miktar daha ucuz ve bütçesine göre fiyatları daha uygun ürün aramaktan yorulan vatandaş; Ekonomistlerin enflasyon dediği şeyin, hayat pahalılığı olduğunu da, aynı zamanda dövizin artmasıyla, ve de marketlerin aynı gün etiket değiştirmeye yetişemedikleri için ertesi güne sarkan fiyat artışları nedeniyle bu gün aldığı bir ürünü yarın aynı fiyata alamayacağını da çok iyi biliyor. Çünkü; yaşayarak öğrendi! Mesela; her ay aldığı maaşının, oturduğu evin kirasını bile ödemeye yetiremeyen Vatandaşın, bir sonraki aya nasıl geçtiğini hayretler içerisinde izleyip, ondan çok şey öğrenebilirsiniz! Bu bir örnek bile; Ekonomi biliminin izah edemeyeceği kadar karmaşık değil mi! "Üniversitelerin ekonomi bölümlerinde ders olarak okutsunlar!" Diyeceğim ama; Hocalar ne anlatıp, nasıl izah edecekler durumu?! "her şeyin uzmanı" olanlar var; "her zaman iki kere iki dört etmez" diyorlardı da inanmazdım! Ama; Matematik bilimi yanılıyor olamaz; "doğru mu söylüyorlar acaba!" Demeyeceğim tabii ki! Ancak; Akıl yoluyla açıklanamayan, doğa üstü güçle ortaya çıkan olayın "mucize" olduğunu biliyoruz! Bu, böyle bir şey olsa gerek! Halbu ki; Vatandaş eline geçen üç kuruş paranın hiçbir zaman 5 kuruşluk ihtiyacını gideremediğini çok iyi biliyor. Peki, ülkeyi yönetenler ve yönetmeye talip olanlar vatandaşların bu inanılmaz becerisini görüp, her şeyin iyi gittiğini mi düşünüyorlar. Yoksa ekonomik politikalarını Vatandaşın bu becerisi üzerine mi kurguluyorlar?! Aksi halde; ülkede olup bitenden habersizler mi sorusu akla gelir ki; Ama asla böyle olduğunu düşünemeyiz. Çünkü herkes her şeyin farkında! Öyleyse geriye kalan şey; Ya uygulanan politikalar yanlış, ya da politikaları uygulamakta zorlanıyoruz! Bu zorluğu gidermek için hükümetin attığı adımlar da yetersiz kalıyor; Ekonominin dümenine oturtulan isimlerle bu yetersizlik giderilmeye çalışılıyor. Ancak onlar da istenen sonucu veremediği gibi izledikleri politikalarla, Vatandaşın alım gücünü daha da düşürüp; Şimdiki durumuyla işin içinden çıkılmasını zorlaştırmaktan başka, iyileşmeye doğru bir adım öteye gidemiyorlar.

Naci Ağbal, Göreve başladığında 2,90 TL. Olan dolar kurunu Berat Albayrak'a göreviyle birlikte 11 Temmuz 2018 tarihinde 4,75 TL. olarak teslim etti.

 Berat Albayrak ise,

2019'da 31 Mart yerel seçimleri öncesinde dolar kuruna ilişkin şunları söylemişti:

"Ağustos, eylül, ekim aylarında bol bol döviz alıp, 6 liradan 7 liradan, niye? Dolar 10 lira olacak, 15 lira olacak ya, 6-7 liradan toplayalım dolarları, 10-15'ten satarız. Dolar düştü 5 liraya. Bunlar kara kara düşünüyor. Eyvah eyvah. E, ne yapacağız? Şöyle bir kriz çıksa da füze yağsa da şu olsa da bu olsa da dolar yükselse de bir kâr etsek. Çok beklersiniz, hele de seçimden sonra daha çok beklersiniz."

Dedi. 

Ama aradan çok da zaman geçmeden;

Tarihler 10 Kasım 2020'yi,

Tabelalar ise; 1 dolar, 8,25 TL.'yi gösteriyordu!

Ardından, "at izi, it izine karıştı" diyerek, görevden affını istedi.

Herkesi affeden Sayın Erdoğan, damadını mı affetmeyecekti!

E haliyle;

Affedildi!

Daha sonra Lütfi Elvan geldi;

Bir şeyler yapma umudu var gibiydi!

Ancak faizi yükseltmeye yeltenince, izin verilmedi! Dolaysıyla ömrü  de uzun olmadı! O zaman ben de doları yükselteyim dercesine, 1 doları 13,40 TL.'ye yükseltmiş olarak 02 Aralık 2021 tarihinde affedildi!

 Arkasından gelen;

Nureddin Nebati,

27 Aralık 2021'de,  çıktı, “Bir uyuyun, altı ay sonra uyanın, Türkiye'de çok farklı noktalara gideceğiz” dedi.

Uyuduk, uyandık;

Birde gözümüzü açtık ki ne görelim!

Hiç bir şey eskisi gibi değil, aksine her şey çok daha beter hale gelmiş!

2023 genel seçimlerinden sonra;

Kendisi Milletvekili yapılarak, affedildi!

04 Haziran 2023 tarihinde görevi daha önce "affa" uğramış olan yeni bakan Mehmet Şimşek'e teslim ederken;

1 dolar,  çoktan 21,20 TL. Olmuştu  bile!

Mehmet Şimşek göreve geleli 3 ay bile olmadı ve 1 dolar 27,00 TL.civarında seyrediyor...

Biraz daha geriye gitsek; muhtemelen çoktan unutmuşuzdur!

Bu nedenle şimdi vereceğim örnekler ise, pek yakın geçmişte yaşananlardan esinlenilmiş olanlardır.

Yoksa bu örnekleri bir hayli çoğaltmak mümkün!

Ekonominin durumu ortada: Merkez Bankası'nın döviz kuru ile Tüik'in açıkladığı enflasyon oranı yükselme hızı birbirleri ile yarışır durumda iken;

Mesela,

En basitinden;

7 bin 500 TL. emekli maaşına yapılan yüzde 25 zamdan sonra emeklinin maaşı halen 7 bin 500 TL,'de kalması garabeti bile önemli bir gösterge iken,

Sayın Erdoğan: "Biz, emeklimizi enflasyona ezdirmeyiz" deyip,

Ayrıca ülkenin genel ekonomik durumu ortada iken;

 "Ben ekonomistim, ekonomist" diyebiliyorsa... 

Kazandığı 169 milletvekilinden 39'unu altılı masanın dörtlüsüne dağıtıp, 130 milletvekili kalan, Sayın Kılıçdaroğlu; "Ben Hesap Uzmanı' yım" diyebiliyorsa...

Rakamlardan anlamlı sonuçlar çıkarmakta mahir olan,

Sayın Bahçeli; 

Örneğin:

"Şimdi, bu gün ayın kaçı?": 20

"Peki, üç gün sonra ayın kaçı olacak?:" 20+3=23

"Şimdi, bu yirmi'nin yanına yirmi üç'ü koyalım:" 2023.

"Ne oldu: İki bin yirmi üç."

"Cumhuriyet'imizin kuruluş yılı kaç, Bin dokuz yüz yirmi üç"

"Çıkart iki bin yirmi üç'ten, ne oldu:" 2023-1923=100

Evet, yüz!

"Peki, Yüz ne demek, Cumhuriyet'imizin yüzüncü yılıdır." Diye, rakamları anlamlandıra biliyorsa...

 Sayın Akşener;" Ben para pul işlerinden anlamam" deyip,

Sonra da bunu kanıtlamak istercesine;

Bahçeli'nin Meclis gurup toplantısında "Memura verilen 8 bin 77 Liralık seyyanen zammın emeklilere de verilsin" önerisi ortadayken, "emekli maaşlarının asgari ücrete çıkarılmasını istiyoruz" diyebiliyorsa...

Altılı masanın dörtlüsü; Sıfır ile 1'i toplayıp; 39 yapa biliyorsa...

(Bu arada bu dörtlüyü kutlamak lazım!)

Ekonominin tam da ortasında debelenip duran,

Vatandaşın da: 

E "Ben de o zaman Mahfi Eğilmez'im, Şeref Oğuz'um" demesi, anormal bir durum mudur?

Yoksa,  cevap olarak;

"Hadi oradan! O zaman ben de İngiltere Kralı'yım" diyerek, ti'ye mi alacağız!

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

KILIÇDAROĞLU MU KAYBETTİ, ERDOĞAN MI KAZANDI!

KKM'DE MEVDUAT'I KORUDUK AMA KUR'U KORUYAMADIK!