KILIÇDAROĞLU ADAY OLMAK İSTİYOR (MU?)

 

KILIÇDAROĞLU ADAY OLMAK İSTİYOR (MU?)

 

Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine geçtikten sonraki seçimlerin ikincisi Haziran 2023 tarihinde yapılması gerekiyor.

Ancak bu süre beklenmeyecek gibi gözüküyor.

Seçimler;

Ya mecliste bulunan partilerin mutabakatı sağlanacak ki, bu durumda bir erken genel seçim kararı için gereken 360 rakamına ulaşabilmesi lazım.

Ya da Cumhur Başkanı Sayın Erdoğan yetkisini kullanacak...

Meclisin bunu yapabilmesi milletvekili dağılımından dolayı zor gözüküyor.

Dolayısıyla TBMM’nin bu sandalye sayısı yapısıyla, Cumhurbaşkanı Erdoğan dışında kimse erken seçime götüremez…

Bunu ilerideki günlerde göreceğiz!

Erken ya da zamanında, en geç Haziran 2023'te bu seçim olacak.

Burada esas önemli olan soru;

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın seçimlerdeki rakibi kim olacak?

Cumhur ittifakı, adaylarının Erdoğan olduğunu uzun süredir söylüyor ve belli.

Ancak Millet ittifakı henüz adayını belirle(ye)memiş durumda.

Uzun süredir Sayın Kemal Kılıçdaroğlu aday olacakmış izlenimi veriyor ama o da fulu!

Millet ittifakının masasında oturan altı liderin tek isteği var.

Mutlaka seçim kazanılmalı!

Bunu kimle başarabilirler?

Kendilerine sordukları soru bu!

Belki birbirlerine de soruyorlardır.

Altılı masanın dört lideri, Kemal Kılıçdaroğlu ve Meral Akşener'in mutabakatı ile ileri sürülecek aday ismine itiraz etmeyecekler gibi...

İyi parti lideri Akşener;  "Kazanacak aday" diyor.

Aklında ve gönlünde tek aday var. Belki iki...

Bunları da bilmeyen yok zaten!

Birincisi;

İstanbul Büyük Şehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu.

Belki,

İkincisi de;

Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş.

Bunların dışındaki adayları "kazanacak aday" olarak görmüyor.

Akşener'e göre bu iki adaydan birisinin, Erdoğan'ı kesin yeneceğini düşünüyor.

Bu nedenle "Kazanacak aday" diyerek kesin hüküm cümlesi kuruyor.

"Kazanabilecek aday" bile demiyor.

Akşener ve ekibi;

Kılıçdaroğlu'nu "Kazanacak aday" kategorisinde değerlendirmiyor.

O nedenle Kılıçdaroğlu ismine biraz mesafeli.

İhtimallere yer vermek istemiyor.

Kılıçdaroğlu da bunun farkında!

Başından beri o da aslında kazanacak aday istiyor.

Ve bu konuda Akşener'le hemen hemen aynı fikirde!

Çünkü biliyor ki;

Bilmemesi mümkün değil...

Seçimlerin kazanılamamasının faturası kendisine kesilecek!

Çünkü;

Altılı masanın diğer bileşenleri, küfenin Kılıçdaroğlu'nun sırtında olduğunun bilinciyle hareket ediyor.

(Aşağıda bu konuya bir miktar daha değineceğim.)

Kaybedilirse;

İlk kaybeden olacak.

Belki de tek!

Bu nedenle de,

O da "kazanacak aday"istiyor.

Kendisinin "kazanabilecek adaylar" listesinin en başında görüyor.

Kılıçdaroğlu aday olacaksa,  kendince bu bir zorunluluktan kaynaklanıyor!

Kendisinin de hemfikir olduğu,

Akşener'in de "kesin kazanacak aday" olarak gördüğü, iki büyükşehir belediye başkanlarından öne çıkan isim Ekrem İmamoğlu'dur.

Burada Kılıçdaroğlu bakımından en önemli çıkmaz, iki büyükşehir belediye başkanlarının görev süreleri 2024 yılında doluyor.

Cumhurbaşkanlığı ve milletvekillerinin seçimi isi 2023 yılında yapılacak.

Dolaysıyla bu iki belediye başkanlarından biri bu seçimlerde aday gösterilecekse, görevden çekilmeleri gerekecektir.

Bu da bırakılan belediyenin başkanlığı, meclis çoğunluğu sebebiyle Cumhur İttifakına geçecektir.

Kılıçdaroğlu bunu kesinlikle istemiyor.

Özellikle İstanbul için.

Çünkü:

Cumhurbaşkanımız ne demişti; "İstanbul'u alan Türkiye'yi alır"

Kılıçdaroğlu ise bunu tersinden okuyarak; "İstanbul'u kaybeden Türkiye'yi kaybeder." diyor.

Kaybetmek istemiyor:

Ne İstanbul'u.

Ne de Türkiye'yi.

Çünkü, yıllar sonra kazanılmış bir başkanlığı bırakmayı İstanbul'lu seçmenlere anlatamaz.

Türkiye'ye de,

Kendi tabanına da.

Yukarıda belirttiğimiz Kılıçdaroğlu'nun sırtındaki  küfe meselesine geri dönersek;

İyi Parti'nin desteği ve altılı masanın diğer bileşenlerinin katkısıyla seçilen Belediye başkanı, sonuçta CHP'nin adayı ve yıllar sonra seçdirebilme becerisi göstermiş partisi var.

İstanbul'u bırakmak demek kaybetmek demek!

Belki de Türkiye'yi de kaybetmek demek.

Bu da CHP'nin ve kendisinin kaybetmesi demek.

Kılıçdaroğlu bunu biliyor.

İstanbul'da gününden önce bir seçim istemesinin altında da bu düşünce yatmakta.

Eğer iktidar buna evet deseydi, başka bir adayla İstabul seçimlerini kazanmak, Ekrem İmamoğlu ile de

Türkiye'yi kazanmak istiyordu!

Ama bu mümkün gözükmüyor. İktidar buna evet demeyecek.

Kılıçdaroğlu bu teklifini genel seçimlerden sonra yapsaydı; İktidar bunu kabul edebilirdi.

Ama şimdi değil!

O yüzdendir ki;

Kılıçdaroğlu "Kazanacak aday" seçeneği yerine, "kazanabilecek  adaylar" listesinin en başında gördüğü kendi adaylığına, kendisini mecbur hissediyor!

Bunu altılı masanın diğer ortaklarına kabul ettirmesi mümkün olacak mı bilmiyoruz.

Bunu da en kısa zamanda göreceğiz.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

VATANDAŞ EKONOMİ ALANINDA MADALYAYI HAKETTİ!

KILIÇDAROĞLU MU KAYBETTİ, ERDOĞAN MI KAZANDI!

KKM'DE MEVDUAT'I KORUDUK AMA KUR'U KORUYAMADIK!