"söz"

 

"SÖZ"

24 Haziran 2018 yılında Cumhurbaşkanı ve Milletvekilleri seçimlerinin yapılmasının üzerinden beş yıl geçti.

Cumhurbaşkanı tarafından seçimlerin 14 Mayıs 2023 tarihinde yapılmasına karar verildi.

16 Nisan 2017’de kabul edilen Anayasa değişikliği ile hayata geçirilen Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin ilk Cumhurbaşkanı olarak 9 Temmuz 2018 tarihinde yemin ederek görevine  başlayan Sayın Recep Tayyip Erdoğan  bu seçimlerde de tekrar Cumhurbaşkanı adayı olduğunu hem Cumhur ittifakı ortakları tarafından, hem de bizzat kendisi adaylığını çok önceden ilan etmişti.

Millet İttifakı'nın ortak adayı ise Sayın Kemal Kılıçdaroğlu oldu.

Üçüncü olarak Memleket Partisi'nin adayı; Sayın Muharrem İnce 100 Bin imza şartını yerine getirerek aday oldu

ve

Dördüncü olarak Ata İttifakı'nın adayı; Sayın Sinan Oğan da  100 Bin imza şartını yerine getirerek aday oldu

Yüksek Seçim Kurulu da bu dört adayın adaylık başvurularını kabul ederek;

Kurul tarafından yapılan değerlendirmede, 14 Mayıs 2023 Pazar günü birlikte yapılacak olan Cumhurbaşkanı Seçimi ve 28. Dönem Milletvekili Genel Seçimi'nde Cumhurbaşkanı adayları alfabetik sıralamaya göre, Kemal Kılıçdaroğlu, Muharrem İnce, Recep Tayyip Erdoğan ve Sinan Oğan'dan oluştu.

Bu adaylaradan;

Erdoğan: Yaptıklarının yanı sıra, bazen de yapacaklarını vaad ederek seçimi kazanma çabasında.

Diğer taraftan seçimin ikinci güçlü ve aynı zamanda Millet İttifakı'nın adayı Kılıçdaroğlu: İddialı vaadlerle öne çıkıyor.

Diğer iki adaydan;

Oğan: Daha çok milliyetçilik vurgusu ve Suriyeliler konusunu öne çıkarıyor.

İnce: Vaadlerinin yanı sıra Muhalefete muhalefet etmekle kendini öne çıkarıyor.

Her ne olursa olsun;

Bu 4 aday da elbette ki kazanmak için;

 Her türlü vaadi veriyor ve bazen de bu öyle boyuta geliyor ki, insanın inanası gelmeyecek ölçüde abartılı olabiliyor!

Bu arada vaadlerin önüne geçen; birbirlerine etmedikleri hakaret bırakmıyorlar.

yani şimdi; seçmen; "kötü'ler" arasından" iyi'sini" mi seçecek!

Adayların; kendi inandıkları doğruları var.

Bu doğru her aday için farklı olabilir.

Seçmenler ise; Adayın doğruları ile kendi doğruları ne kadar çok örtüşüyor ona bakacak ve oyunu da ona göre verecek.

Burada, adayı bir diğerinden öne çıkaran;

İnandırıcılık ve güven.

Aynı zamanda da tutarlılık.

Seçmen davranışını etkileyen en önemli unsurlar.

Adaylar seçim sürecinde seçmenleri; Fırınından ekmek alan müşteriye bakışı açılı fırıncı misali ; velinimet olarak görüyor.

Seçim yaklaşırken seçmenin değeri;

elindeki oy pusulasını sandığa atana kadar!

oyunu sandığa attıktan sonra; o değer sandığa geçiyor...

 Esas olan sandıktan çıkan oyun çıktısı; "altın" değerinde mi olacak, yoksa "teneke" değerinde ve "çöp" mü olacak!

Seçmen; ne olursa olsun benim adayım kazansın demek yerine, doğru adayı seçmeyi tercih etmeli ki; herkes kazansın!

Ancak burada adayların yapması gereken şey;

Vaadlerinin ne kadaranı ve ne kadar sürede yerine getirebilecekleridir.

Bunun için de adayların vaadleri aynı zamanda "söz" niteliğindedir ve taahhüttür.

Peki kazanan ve  bu taahhüdünü yerine getirmeyen adaya bir yaptırım var mı?

Yok!

Bir sonraki seçime kadar oy verenin gün saymaktan başka yapacağı bir şey yok maalesef.

Onun için adayların vaadlerini yerine getirme performansını değerlendirmek için;

Ya seçimler iki yılda bir yapılıp güven tazelenmeli,

Ya da adaylar; vaadlerini verdikleri süre içerisinde yerine getirmediği taktirde görevi bırakma sözü verme cesaretini göstermeli.

Seçmen de gönül rahatlığı ile oyunu kullanıp, takım tutar gibi taraf olmaktan kurtulmalı!

Netice olarak;

Kim kazanırsa kazansın: Hayırlısı olması tek temennimiz...


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

VATANDAŞ EKONOMİ ALANINDA MADALYAYI HAKETTİ!

KILIÇDAROĞLU MU KAYBETTİ, ERDOĞAN MI KAZANDI!

KKM'DE MEVDUAT'I KORUDUK AMA KUR'U KORUYAMADIK!