DURUN! "SİZ KARDEŞSİNİZ"

 

DURUN! "SİZ KARDEŞSİNİZ"

Seçimlere giderken;

Ülkeyi yönetmeye talip olanlar öyle hakaret ve söylemlerle ve de birbirlerini itham ederek konuşuyorlar ki;

Normal hayatta bu söylenenlerin yüzde biri insanın ağzından yanlışlıkla çıksa; utanır, mahcubiyet duyarsın!

Televizyonlarda yapılan tartışma programlarının da aşağı kalır yanı yoktur...

Lütfen bu ülkenin sahibi gibi davranma tavrını, bu ayrıştırıcı dili toplumun geneline yaymayın!

Nedir bu öfke!

Niye bu kadar hırs!

Ülke barışını tehlikeye atmaya değer mi?

İnsanlar mutsuz; yolda, otobüste, metroda...

 gördüğün insanların tamamının suratı asık, mutsuz!

Biz böyle bir toplum değiliz.

Barışı içselleştirmiş, sevgiyi, saygıyı her zaman öncelemişiz.

Yunus Emre felsefesine göre hiçbir zaman kalp kırmamak, büyüklük taslamamak, gönül almak ve geçimli olmak esastır

Bunu içselleştirmişiz mesela...

Mevlana Celaleddin Rumi'nin seçtiği en temel felsefe hümanizmdir. O, dünya hayatının geçici olduğunu ve fani yaşamdaki maddeciliğin insan ilişkilerindeki en zararlı unsur olduğunu savunur. Mevlana'nın görüşüne göre en önemli olan yaşam boyunca 'insan olmak' ve 'insanca hareket etmek'tir.

Bunu içselleştirmişiz mesela...

Hacı Bektaş-ı Veli, her şeyi insanda arayan; Hakk'ı kendi özünde, kendi özünü Hakk'ta bulan anlayışıyla; barışı, sevgiyi ve bilimi kendisine rehber kılar. 

Bunu içselleştirmişiz mesela...

Vatanı ve milleti için canını seve seve verebilecek bir karaktere sahip, O kişisel egemenliği ortadan kaldırmış, egemenliği kayıtsız şartsız milletine vermiş, Cumhuriyet'imizin kurucusu; Mustafa Kemal Atatürk'ün, "Dünyada barış, yurtta barış" sözünü ilke edinmişiz.

 

Ama maalesef, Türkiye'de siyaset; "Kavga siyaseti" olarak yapılıyor.

Ayrıştırarak ve kutuplaştırarak; seçimler belki kazanılabilir.

Kazandığımızı zannederiz!

Ama günün sonunda bu bölünmüşlük ortamında ülkenin kazanması mümkün olamaz.

örnek mi?

Hemen çevremizi saran ve içinde bulunduğumuz orta doğu ülkelerinin durumu ortada!

ayrıştırılmış ve sürekli birbirleri ile kavga içerisinde olan halklarının  ülkelerinde hiç birinde demokrasi yoktur.

Huzur da yoktur!

Demokrasi; Yüzeysel anlamıyla halkın doğrudan kendi kendini idare etmesi değil;

seçtiğin kişilerin aracılığıyla toplumsal ve ekonomik durumu ne olursa olsun tüm vatandaşları eşit sayarak, yönetildiğimiz bir yönetim biçimidir.

Öyleyse biz vatandaşlar olarak nasıl yönetileceğimize karar vereceğiz.

Gerçek demokrasilerde; seçimler de bunun için yapılır.

Dolaysıyla; halk kendini adil ve eşit bir şekilde yönetecek birini seçmek üzere; 14 Mayıs 2023' de sandıklara gidecek!

Dört aday var...

Ve bu 4 adaydan biri seçimi kazanarak yönetimi eline alacak, Biz de hayatımıza kaldığımız yerden devam edeceğiz.

Hepsi bu kadar.

Bize düşen; liderlerin bizim ve çocuklarımızın, torunlarımızın geleceğine dair doğruları kendi doğrularımızla ne kadar çok örtüştüğüne bakıp; oyumuzu vereceğiz.

Kardeşliğimizi bozmadan...

Aynı topraklar üzerinde ve aynı bayrak altında;bir çok medeniyete ev sahipliği yapmış, güzel bir ülkede yaşama şansı yakalamış insanlar olarak; yöneteceklerin tavır ve söylemlerinden etkilenmeden; Ama verilen sözlerin de takipçisi olarak; kardeşçe yaşamayı şimdiye kadar nasıl başardıysak bundan sonra da sürdürmek için bundan elimizden gelen azami çabayı ve gerekirse özverili davranarak başarmalıyız.

Biz kardeşiz.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

VATANDAŞ EKONOMİ ALANINDA MADALYAYI HAKETTİ!

KILIÇDAROĞLU MU KAYBETTİ, ERDOĞAN MI KAZANDI!

KKM'DE MEVDUAT'I KORUDUK AMA KUR'U KORUYAMADIK!