"CİVCİV ÇALAN, TAVUK DA ÇALAR!"
Civciv çalan, Tavuk da çalar!
14 Mayıs' ta yapılan
Milletvekili ve Cumhurbaşkanlığı 1.tur seçimlerinin ardından;
1. turda Cumhurbaşkanı
seçilebilmek için yeterli oyu alamayan üç adaydan en çok oyu alan iki
aday yarışa devam etti.
Sayın Erdoğan, 2. turda
yarıştığı Sayın Kılıçdaroğlu' nu geçerek ve yüzde 52' nin biraz üzerinde oy
alarak 3. kez ve Türkiye Cumhuriyeti'nin 13. Cumhurbaşkanı seçildi.
Yemin töreninin ardından;
Bir Yardımcısını ve 17
bakanlıktan oluşan kabinesini açıkladı.
Burada şunu da atlamadan
belirtmekte fayda var;
Önceki kabineden, Erdoğan'ın kesinlikle kazanacağına olan inancını
yitirmeyen sadece iki isim varmış;
Ki bu iki
isim milletvekili adayı olmadılar!
Dolaysıyla
tekrar bakan oldular; Biri Fahrettin Koca, diğeri ise Mehmet Nuri Ersoy.
Kabinedeki
isimler-bir kaçı hariç- kamuoyunda olumlu karşılandı.
En azından
tanınan isimler için genel hava bu.
Bunun yanı
sıra iktidarın en önem verdiği bakanlıklardan biri de Hazine ve Maliye
Bakanlığı idi.
Hatta
ekonominin bir süredir iyi gitmeyen ve şimdiki durumunu göz önünde bulunduracak
olursak;
Kamuoyu
yoklamalarında da iktidarı zorlayan en önemli sorun
sıralamasının
birincisi olduğunu da düşününce;
En önemli
bakanlık diye biliriz.
Bunun
içindir ki;
Cumhurbaşkanı
Erdoğan’ın belki de ilk defa "rica" ederek getirdiği tek isim Mehmet
Şimşek'e Hazine ve Maliye Bakanlığı'nı teslim etti!
Buna mecbur kaldı!
Şimdiye kadar hiç bir
konuda geri adım atmayan;
Bunu zafiyet olarak gören
Erdoğan için bunu yapmak kolay olmasa gerek!
İşin bir başka zorluğu da;
Bu kişi için söylediği
sozlerin ağırlığı!
Aslında
Şimşek'in gelmek istemememsinin en önemli nedeni idi.
Mesela;
Erdoğan,
İstanbul’da bulunan ve kurucuları arasından Eski Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun
da olduğu Şehir Üniversitesi’ne arazi tahsisi tartışmalarıyla ilgili 2019
yılında Haliç Kongre Merkezi’nde düzenlenen AK Parti İstanbul İl Başkanlığı
Genişletilmiş İl Danışma Meclisi Toplantısı’ndaki konuşmasında önemli
iddialar dile getirmişti.
Erdoğan,
Şehir Üniversitesi üzerinden Halk Bank'ın dolandırılmaya çalışıldığını öne
sürmüş;¹
"...Türkiye’de hiçbir üniversiteye tapu
devri olmamıştır. Bunlar dürüstlüğü kimseye bırakmıyorlar değil mi? Öksüz
yetimin hakkını kalkıp kurdukları üniversiteye tapu devri yapmak suretiyle bunu
sağlıyor.Bu nasıl doğruluk. Peki yanında kim var? Yine bir başka isim Sayın
Babacan var. Mehmet Şimşek var. Başka kim var Feridun Bilgin var. Hani bunlar
dürüsttü ya? Dürüstlüğü bunlar kimseye bırakmıyordu."
"...Kimin ne olduğunu, yaptıklarıyla öğrenin
diye anlatıyorum. Ve bunlar Halk Bankasını da dolandırmaya çalışıyorlar."
"Kardeşlerim tezgah başka..."
"...Hiçbir vakıf üniversitesinde bunların
yaptığı gibi bir uygulama yok. Burada adeta Halk Bankası'nın dolandırılması söz
konusu."
Normalde;
Bu sözler
söylendikten sonra,
Söyleyen
için;
İtham
ettiği kişiyi en önemli bakanlığa "rica" ederek kabul ettirip bakan
yapmak kolay olmadığı gibi,
Kabul eden
için;
Böyle bir
suçlamaya maruz kalıp, tekrar geri dönmek de sınırım hiç kolay olmamıştır.
Erdoğan o
zaman, bu sözleri söylerken inanarak söylememiş olmalı ve bu süreç içerisinde
Şimşek'e samimi fikrinin böyle olmadığını aktarmış olmalı ki;
Bu gün bu
birliktelik tekrardan sağlandı.
Yoksa
Erdoğan, muhtemelen;
"Civciv
çalan, tavuk da çalar" der ve herhalde Hazineyi O'na teslim etmezdi.
Zaten
Mehmet Şimşek'e de böyle bir yakıştırma yapmak haksızlık olur.
Eğer
Erdoğan, bu durumu düzeltme girişiminde bulunmasaydı:
Herhalde;
Bu itham
ile muhatap olan kişi:
Bırakın
Hazine Bakanlığı'nı, hazineyi bağışlasanız kabul etmezdi.
Sonuç
olarak,
Bundan
sonra;
Hem
Erdoğan'ın, hem de Şimşek'in işi çok zor.
Erdoğan
için işin zorluğu;
Şimşek'i
bir süre kendi haline bırakma zorunluluğu.
Ki bu uzun
sürmez!
Şimşek
için ise işin zorluğu; Kısa sürede başarıya ulaşamamak ve halkın uzun
sürecek çözümlere tahammül etme süresi...
Her
ülkenin kendine özgü dinamikleri var;
Ona
göre hareket etmek gerekir...
Bakalım,
Şimşek ve kuracağı ekonomi takımı hangi politikalarla ilerleyecek;
Erdoğan'ın
suçladığı bir diğer isim Ali Babacan ve Ecevit'in getirdiği Kemal Derviş
politikalarına tekrar dönerek mi, yok sa başka bir politika izleyerek mi?
Şu bir kaç
günlük gidişat, kimseyi pek memnun edecek bir sonuç doğuracak gibi
durmuyor.
Erdoğan,
uzun süreli çözümleri bekleyecek bu sabrı göstermez ve müdahale etme zorunluluğu
hisseder.
Bu
müdahale nedeniyle de;
Başarıya
ulaşamayacağını düşünüp,
Kariyer
geçmişini de riske atmamak için:
Kendisine
müdahale edilmesini istemeyecek Şimşek'in, bu makamda ömrü uzun sürmez
gibi!
Temennimiz;
Ve
dileğimiz:
Başarılı
olunur ve ekonomik bağımsızlığı sağlamak yolunda önemli adımlar atılır...
Zira, tam
bağımsızlık;
Ekonomik
olarak bağımsızlığınızı gerektirir.
Yorumlar
Yorum Gönder